"Wounded Breath" albümü Culture Catch dergisi tarafindan "2009 SENESININ EN IYI ALBUMLERI" listesine dahil edildi.


Sound Dergisi Şubat 2012
"Siyaha Özgürlük" Türkiye'deki ilk solo ses enstalasyonu sergisi ve Ambisonic B-format ile sunulan ilk işitsel çalışma. Erdem Helvacıoğlu, bu serüveni kendi ağzından sizler için anlatıyor.

10-26 Şubat 2012 tarihleri arasında ARTER’de sergilenecek olan “Siyaha Özgürlük” Vehbi Koç Vakfı Kültür Sanat Danışmanı ve ARTER Yürütme Kurulu üyesi Melih Fereli’nin başlattığı “Sesli Dizi” başlıklı ses enstalasyonlarının ilk projesi. Eser, VKV koleksiyonundaki bir yapıttan (George Maciunas’ın, 1970’te Ben Vautier tarafından yorumlanan “Piyano Parçası”) esinlenen ve ARTER tarafından sipariş edilen bir kompozisyon. Beyaz tuşları çivilenmiş olan bu duvar piyanosunun 35 adet siyah tuşunu ve gövdesinin sesini kullanarak ürettim bu çalışmayı. “Siyaha Özgürlük” Türkiye’deki ilk solo ses enstalasyonu sergisi ve Ambisonic B-format ile sunulan ilk işitsel çalışma. ARTER’de satılacak olan sergi kitabında ayrıca eserin cd formatı da mevcut olacak.

Kayıt – Babajim Stüdyoları :

Eserin kaydı Babajim Stüdyoları’nda Can Karadoğan ve Alp Çoksoyluer tarafından yapıldı ve tüm kayıtlar 4 gün sürdü. Kayıt için toplamda 17 mikrofon kullandım. Bunlar, 2 adet Neumann U87 kondansatörlü mikrofon, 2 adet AKG C414 kondansatörlü mikrofon, 2 adet Coles 4038 şerit mikrofon, 1 adet Telefunken E LA-M 251E tüplü mikrofon, 2 adet DPA 3506 4006 kondansatörlü mikrofon, 2 adet Microtech Gefell M930 kondansatörlü mikrofon, 2 adet Josephson C42 kondansatörlü mikrofon, 1 adet Neumann M149 tüplü mikrofon, 2 adet Cold Gold Audio XLR kontak mikrofon ve 1 adet Aquarian Audio H2A-XLR hidrofondu (sualtı mikrofonu).

Bu kayıt seansında, kondansatörlü, şerit, tüplü, kontak, sualtı gibi, farklı özellikleri olan mikrofonlar kullanıldı. Bütün bu mikrofonların belli bir frekans yanıtı var ve bazı seslerde ve enstrümanlarda daha iyi sonuç verirler. Sonuçta, bunların her birini tek tek kullanmak, piyanonun bütün işitsel özelliklerini detaylı olarak kaydetmemizi sağladı. 

Kayıtlar için kullanılan mikrofon preamfileri, 8 kanal Grace M801 birimi ve Rupert Neve Designs 5088 32 kanal analog mikserindeki preamfilerdi. Grace’in temiz, berrak karakteri ile Neve’in renklendilmiş karakterini birleştirmiş oldum böylelikle. 

Kayıt aşamasında, ses mühendisleriyle birlikte, sesin enstrümanın sadece bir tarafından değil, her tarafından geldiğini fark ettik. En detaylı işitsel fotoğrafını elde etmek için, enstrümanın altına (Neumann U87), bazıları arkasına(Microtech Gefell M930), bazıları birkaç metre uzağına(DPA 3506 4006 ve Josephson C42), bazıları da tam tuşların üzerine(AKG C414, Coles 4038) gelecek şekilde mikrofonlar yerleştirmeye karar verdik.

Kayıt aşamasında kullanılan alışılmışın dışındaki mikrofonlar, kontak mikrofonlar ve hidrofondu. Aquarian Audio’nun ürettiği hidrofon için küçük bir adaptör kullandım. Suyla doldurulan ve mikrofonun başına geçirilen bu adaptör, daha sonra düz bir yüzeye yerleştiriliyor. Böylece bir anda yeni bir kontak mikrofon elde etmiş oluyorsunuz! Kontak mikrofonların frekans yanıtları genelde çok parlaktır. Ama bu defa, manipüle edilen bu hidrofondan elde ettiğimiz sesin çok bas ve tok olması beni çok şaşırttı. Sanki piyanonun sesini sualtında kaydediyordum! Cold Gold Audio kontak mikrofonların daha parlak bir özelliği vardı ve piyanonun iki tarafına yerleştirilmişlerdi. Hidrofondan elde ettiğimiz ses okyanus altındaki bir canavarın sesi gibi gelirken, kontak mikrofonlardan gelen ses piyanonun içinde yaşayan küçük böceklerin sesini andırıyordu!

Ayrıca kayıt esnasında piyanodan olabildiğince farklı tınılar elde edebilmek için tellerine sürtebileceğim farklı materyaller kullandım. Bunun için stüdyoya iki bavul dolusu malzeme götürdüm. Cızırtılı sesler için pek çok farklı ofis ve mutfak gereci, bazıları plastikten, kesici ya da delici aletler –makaslar, çatallar, kaşıklar– kullandım; bütün yay sesleri ve dokuları için kendi yayım vardı; telleri çekmek için parmaklarımı kullandım; daha yumuşak sesler için yumuşak kulak tıkaçları ve içi doldurulmuş oyuncaklar, ipek ve yün gibi kumaşlar kullandım, vurmalı ses dokuları için her türlü baget, çok güçlü vuruşlar için çekiçler, tornavidalar kullandım. Liste böyle uzayıp gidiyor…

Edit ve miks – Kişisel stüdyo :

Eserin edit ve miksini kendi stüdyomda yaptım. Stereo dosyaların editi için Soundforge, çoklu kanal editi ve miks için ise Cubase 5 programını kullandım. Sergi ortamında piyanodaki her siyah tuşun sesi ayrı bir noktadan gelecek ve bu da 17 mikrofon ile kaydedilen (bazıları stereo olmak üzere toplam 10 kanal) her notanın tek bir mono dosyaya indirgenmesi anlamına geliyor. Tüm bu notaların kanallarının toplamı 350 adet idi. Ayrıca perküsif vuruşların da kanalları eklendiğinde Cubase’deki kanal sayısı 400’ün üzerine çıktı! Şu ana kadar çalışmış olduğum en büyük session idi kesinlikle! Bu session’ı daha sadeleştirmek için tüm eseri iki ana yapıya böldüm. İlk olarak perküsif seslerin stereo mikslerini elde ettim. Her 35 siyah notayı on ayrı kanaldan tek bir stereo kanala indirgedim. Daha sonrasında da tüm bunları final session’a import ettim. Final miks işlemini de burada yaptım. Miks esnasında Waves eq ve kompresör dışında başka bir plugin kullanmadım.

Mastering - Babajim Stüdyoları : 

Eserin masteringi Babajim Stüdyoları’nda Pieter Snapper tarafından yapıldı. Maselec MTC--2 Mastering Console, CraneSong HEDD 192 konvertör, Crane Song Ibis Equalizer (mastering version), Nightpro EQ3 mastering equalizer, Buzz Audio REQ 2.2 Mastering Equalizer, Weiss EQ1+LP+DYN, API 2500 stereo kompresör, TC Electronic System 6000 ve Sonic Studio soundBlade  kullanıldı.

Ses enstalasyon kurulumu - ARTER: 

Eserin ses enstalasyon olarak sunumu, 16 hoparlör ile tam küre Ambisonic B-format olarak yapılacak. Dinleyicinin çevresinde 8, yerde 4 ve tavanda da 4 hoparlörün olduğu bir sistem bu. Bu sistemde her ses bu 16 hoparlörün oluşturduğu görünmez tam küre içinde her yere hareket edebiliyor. Böylelikle çok komplike bir 3D işitsel imaj yaratmak mümkün. Ambisonic B-format için gerekli olan yazılımı York Üniversitesi öğretim üyelerinden Tony Myatt hazırladı. ARTER’deki sunumda piyanonun  35 siyah tuşunun hepsi bu küre içerisinde ayrı bir noktadan duyulacak, ayrıca piyanonun gövdesinden elde ettiğim sesler de küre içerisinde bazen çok yavaş, bazen ise çok hızlı bir şekilde hareket ediyor olacak.
Sound Dergisi Şubat 2012Sound Dergisi Şubat 2012
İLGİLİ DİSKOGRAFİ

Siyaha Özgürlük

Siyaha Özgürlük