"Wounded Breath" album has been included in the "BEST ALBUMS OF 2009" list by the Culture Catch magazine.


Time Out dergi Mayıs 2007
- Altered Realities albümü gitar ile kaydedilseydi bir Loren Connors etkisi yapabilirdi. Kimine göre gürültü sayilabilecek sesleri seçmenin altında yatan nedir?(aslinda kendime de sordum soruyu çaktırmadan)? 

O bahsettiğin sesler bana pek gürültülü gelmiyor açıkçası. Ben bircok farkli tını elde etmek istedim akustik gitar sesini kullanarak. O tınılarin bir kısmı da senin biraz daha gürültülü olarak adlandırdığın sesleri kapsıyor. Sadece kısıtlı bir alana sıkışmak istemedim. Fennesz gibi çok daha gürültülü, sert bir albüm de yapılabilirdi belki. O zaman da akustik gitarın o berrak sesi yok olmuş olacaktı. Benim istediğim hem sade akustik gitar sesinin, hem de yaratılan yeni seslerin birbiri ile mükemmel bir uyum içinde dans etmesi. 

- Fennesz, Oren Ambarchi ve Ben Frost'un seçtiği yöntemlerle müzik yapıyorsun ama sen daha çok melodinin tarafındasın. Bir altın oranın peşinde olduğun belli oluyor. Bu oranın yakalanması konusundaki fikirlerini de merak ediyorum. 

Aklımda direct bir altın kural veya oran yok. Ancak albüme başlarken, albüm üzerine düşünürken farklı bir yol izlemem gerektiğini hissettim. Bahsettiğin üc ismi de çok beğenirim ama bazen onlarin yaptığı işlerin sadece ses üretme üzerine yoğunlaştığını düşünüyorum. Oysa ben farklı tınılar üretmenin yanısıra armonik, melodik ve ritmik yapı üzerine de yeni bir şeyler getirmek istiyordum. Aslında bahsettiğin isimler dışında bir başka kulvar daha var. O da daha çok caz ve progresif rock kulvarından gelen David Torn, Adrian Belew gibi isimler. Her ne kadar bu isimlerin işlerini çok beğensem de, bazen eserlerinde armonik ve melodik yapının ses tasarımının çok üstüne geçtiğini düşünüyorum. Ben bu ana yollardan esinlenerek bir üçüncü yol öneriyorum aslında bu albümde. O da akustik gitar sesinin ve ses tasarımının aynı önemde olduğu, birbirleri ile uyum içinde yeni bir gerçeklik yarattıkları veya gerçekliği şiirsel bir şekilde değiştirdikleri yeni bir yol. Zaten bu yüzden albümün ismi “Altered Realities”.

- Elektro-akustik müzikte geçmiş zamanlarda akademik alanlarda Kagel-Boulez-Ligeti-Stockhausen ciddi bir özgünlük arayışına girmişlerdi. Birbirlerine düşman olacak kadar ileri gitmişlerdi. Artık bu alan, tıpkı doktora tezlerindeki gibi müzikten kopup yarı-akademik bir özgünlüğe mi gidiyor? Yurtdışında bu alanı en iyi bilenlerden biri olarak yorumunu merak ediyorum.

Akademik ortamlarda üretilen eserlerin genel kitleden kopuk olduğu doğru. Mesela en son kasım ayında New Orleans’da düzenlenen ICMC (Uluslararası Bilgisayar Müziği Konferansı) ye katıldım: Burada dünyanın çeşitli yerlerinden gelen besteciler, araştırmacılar vardı. Konserler dışında onlarca panel ve sunum gerçekleşti. Bazı sunumlarda, kendim bu konuda bilgili olmama ve doktora yapıyor olmama rağmen, konuyu anlamakta çok zorlandım. Artık elektronik müzik dünyası o kadar çeşitlendi, o kadar komplikeleşti ki, birçok araştırmacı, besteci sadece birkaç alanda uzmanlaşabiliyor. 

Ama bir yandan da şöyle bir durum var. John Chowning’in Stanford Üniversitesi’nde geliştirdiği fm ses sentezleme yöntemi daha sonra Yamaha tarafından alınıyor ve bu yöntem DX7 synthesizer’ına dönüşüyor. 80ler’in pop sound’unu oluşturan ve şu ana kadar tüm dünyada en çok satılmış olan synthesizer. 

Yani her ne kadar akademik ortam genel dinleyiciden uzakmış gibi gözükse de, aslında ona bir yandan da çok yakın.

- Elektro akustikte böyle bir yarılma ve  yapısız yapılanmalar olurken, Max Richter'in başını çektiği yeni yatak-odası elektronik müziği çıktı. Sanki müziğin toplumla anlaşmasını sağladılar gibi.  Albüm kapaklarındaki fotoğraflarda bile kendini belli eden bir trend var. Bunlara ne diyeceksin? 

Ben pek yatak odasi elektronik müziği olarak tanımlamak istemem ama Max’ın ve diğer bestecilerin eserlerinin elektronik müziğe çok yakın olmayan dinleyiciyi de içine çektiği aşikar. Bu müziklerin genellikle görsel anlatımı çok yüksek. Hatta Max’ın birkaç eseri büyük bütçeli filmlerde kullanıldı. Sanırım yeni kuşak elektronik müzik bestecileri görselliğe çok yakın. Bu görsellik ve onu müzik ile anlatma estetiği ve kaygısı doğal olarak bahsetmiş olduğun sound’a yakın eserler çıkmasına sebep oluyor. Ben bunu çok doğal bir süreç olarak görüyorum. Ayrıca yeni kuşak elektronik bestecilerin çoğu popüler müzik kökenli. Elektronik müziğin doğmaya başladığı 50ler’de ve 60lar’daki bestecilerin ise neredeyse hepsi klasik müzik eğitimine sahip besteciler. Bu estetik anlayış farkı, senin bahsettiğin soundlar’ın su yüzüne çıkmasına sebep oluyor bence. Mesela folktronica’da buna en iyi örneklerden biri.

- George Flyinn'di sanırım, işte Philip Glass gibi bu işten milyonlarca dolar kazanmayı beklemeyin. Bana üniversitede bir oda verdiler bir de karnımı doyuracak kadar maaş, bununla yetinmeyi öğrenmek gerek gibi bir itirafta bulunmuştu. Senin beklentin neler? 

Benim beklentilerim biraz daha yüksek sanirim. Evet sadece akademik olarak elektroakustik müzik besteciliği ile uğraşıyorsanız, üniversitede maaş ve oda ile yetinmek durumunda kalabilirsiniz. Ancak bilginizi, eserlerinizi, besteciliğinizi farklı alanlarda da değerlendirmek mümkün. Bugün birçok öğrenci calArts’da  elektronik müzik kompozisyonu okuyup, daha sonra Los Angeles’da büyük film stüdyolarinda ses tasarımı işi ile uğraşabiliyor. Bence müzik ve sesin girdiği, çalışıldığı,işlendiği alanlar çok daha fazla eski zamanlara göre. Ben de kendimi tek bir konuya bağlamak istemiyorum tabi ki. Solo albümler dışında, film, tiyatro müzikleri, prodüktörlük de mutlaka devam edecek. Farklı alanlarda çalışmanın, üretim yapmanın bir besteciye çok büyük artılar getirdiğini düşünüyorum.

- Gelecek gelecek gelecek. Nasıl projeler var ufukta biraz bize tüyo verirsen çok mutlu oluruz. 

Konserler olacak tabi yakında. Fransa, İsveç, Kanada, ABD, İngiltere ilk aklıma gelenler. Ayrıca şu anda, gelecek sene yine New Albion firmasından yayımlamayı düşündüğüm solo album üzerine çalışıyorum. Yeni eser siparişleri var yurtdışından aldığım, onları tamamlamaya çalışıyorum. Bunlar dışında prodüktörlük, film müziği projeleri, ortak album çalışmaları var. Brian Eno, Jarvis Cocker gibi isimler ile çalışmış olan İngiliz guitarist Leo Abrahams ile ortak bir albüm üzerine çalışmaya başlayacağız. Alman besteci Thomas Gerwin ile de bir ambient albüme başlayacağız yakında. Yani anlayacağın bolca proje var şimdilik.


Time Out dergi Mayıs 2007
RELATED DISCOGRAPHY

Altered Realities