"Sub City 2064" album was Editor’s Top Three CDs in Guitar Player magazine’s september issue of 2010.


Beyond Clubbing dergi Ocak 2009
1- Bize müzikal eğitiminizden biraz bahseder misiniz? 

Müziğe onbir yaşında gitar calarak basladim. Ortaokul ve lise yillarinda birçok farklı rock grubunda gitar çaldım. Bu dönemde TOO MUCH adlı senfonik rock yapan grup ile bir demo albüm kaydettim. Üniversite yıllarında Fasulye filminin müziğini yaptım ve bu aşamada elektronik müzik ile yoğun olarak ilgilenmeye başladım. Liseyi Robert’te, üniversiteyi ise Yıldız Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nde bitirdim. Üniversitenin sonuna kadar özel dersler dışında resmi bir kurumdan müzik eğitimi almadım. Üniversite eğitimi sonrasında İTÜ MİAM (Müzik İleri Araştırmalar Merkezi)‘da ses mühendisliği ve elektronik müzik kompozisyonu üzerine master yaptım. Halen bu konuda aynı kurumda doktora çalışması yapmaktayım. Kısacası kurumsal ve kişisel müzik eğitimini birleştirmiş oldum.
 
2- Yonca Evcimik bir röportajında ''Türkiye ortak soundunu halen tartışıyor ,Türkiye'nin ortak soundu Serdar Ortaç'tır .'' demiş . Buna görüşe katılıyor musunuz ?
Bir ülkenin soundunun tek bir sanatçı üzerinden değerlendirilmesi ne kadar doğru ,sizce Türkiye'nin ortak soundu nedir? 

Yonca Evcimik’in bu fikrini tabii ki doğru bulmuyorum. Bir ülkenin müziği tek bir sanatçı, topluluk veya kuruma indirgenemez. Eğer Türk toplumunun ortak paydada buluşturan bir müzik türü, enstrümanı, soundu varsa, bu bence türkülerimiz ve bağlamadır.  
 
3- Türkiye'de elektronik müzik kültürü geçmişe oranla çok gelişti, belli başlı elektronik müzik grupları ortaya çıktı ,büyük isimler bu müzik türlerini deniyorlar.Siz Türkiye'de yapılan elektronik müziği bizim için değerlendirir misiniz? Yurtdışında yapılan elektronik müziğe kıyasla  üretilen müzikte eksiklikler var mıdır? varsa nedir?

Türkiye elektronik müzikte hala emekleme aşamasında. Fransa, ABD, Almanya, İngiltere gibi ülkeler yirminci yüzyılın özellikle ikinci yarısında elektronik müzikte çok büyük aşamalar kaydettiler. Neredeyse tüm elektronik müzik akımları, konseptleri, ses sentezleme teknikleri, yeni yazılım ve donanımları bu ülkelerde üretildi. Tabii ki bu da onların elektronik müzik konusunda bize oranla çok daha ileride olmasını sağladı. Türkiye sadece bu ülkelerin ürettiği teknolojiler ile sınırlı kalmamalı. Mutlaka büyük sponsorların desteğinde Türkiye’de de yeni müzik yazılım ve donanımlarının üretilmesi sağlanmalı ve yeni kuşakların elektronik müziğe ilgisi artırılmalı.
 
4- Wikipedia girişli Türk elektronik müzisyeni olarak Türkiye'de kendi tanıtımınız yapmak ne kadar zor?

Türkiye’de genel olarak elektronik, alternatif, çağdaş müziğe ilgi az olduğu için kendimi tanıtmam tabii ki çok kolay değil. Ama durumun on sene önceye oranla daha iyi olduğunu söylebilirim. 
 
5- Türkiye'de yaşıyorsunuz, müziğinize ulaşmakta zorlanıyoruz. Müziğinizle yeni tanışan Türk dinleyiciler albümlerinizi nasıl edinebilir. İlk albümünüz yabancı albüm kategorisinde satıldı, son albüm sadece yurtdışından edinilebilir,kendi sitenizden müziğinizi download edebilmek gibi bir güzellik yapmayı düşünüyor musunuz? 

Benim ilk albümüm “A Walk Through The Bazaar” Şikago’daki plak şirketi Locustmusic tarafından yayımlandı. Bu albüm ne yazık ki Türkiye’de satışa sunulmadı. Daha sonraki albümüm “Altered Realities”, New York’un en önemli plak şirketlerinden biri olan New Albion Records tarafından yayımlandı. Bu album de Türkiye’de yabancı albüm statüsünde satıldı. Son albümüm “Wounded Breath” ABD’li plak şirketi Aucourant Records tarafından aralık 2008’de yayımlandı. Bu albüm sanırım Türkiye’ye 2009 mayıs ayında gelecek. Ama o zamana kadar şirketin kendi web sitesinden albümü satın almak mümkün.
http://www.aucourantrecords.com/catalog.php?op=detail&cid=23

Diğer iki solo albümüme de dinleyiciler şu linklerden ulaşabilirler.
http://www.newalbion.com/NA131/index.htm
http://www.locustmusic.com/index.php?option=com_artists&task=view&Itemid=6&cid=34

6- Son albümünüzde Blank Mirror, bir adamın içsel yolculuğunu anlatırken,Wounded Breath yaşlı bir kadının son dakikalarını konu alıyor. Son albümünüzdeki tüm parçaların bir hikayesi var bu hikayeleri nerelerden geldi? Albümü yapmadan evvelki çıkış noktanız neydi?

Ben yeni bir çalışmaya, kafamda net bir fikir, konsept, hikaye ve sound oluştuktan sonra başlıyorum. Bu şekilde besteleme süreci çok daha verimli ilerliyor. Bu albümün oluşum süresince de kafamda abstrakt, özel sesler ile insani hikayelerin birleştiği, görsel anlatımı çok yüksek bir album fikri vardı. Sanırım tüm bu ögeleri bu albümde çok heyecan verici bir şekilde kullandım. Şimdiden dünyanın her yerinden albümün çok özel bir çalışma olduğuna dair mesajlar gelmeye başladı.
 
7- Bize dinlediğiniz ve tavsiyeye değer bulduğunuz bir kaç elektronik müzik sanatçısı söyleyebilir misiniz?

Electronica sanatçısı olarak Amon Tobin’in çalışmalarını beğeniyorum. Tekno prodüktörü olarak Monolake’in işlerini takip etmeye çalışıyorum. Bunlar dışında Boards of Canada, Laika, Kaija Saariaho ve Barry Schrader tavsiye edebileceğim yüzlerce isimden sadece birkaçı.
 
8- Stüdyonuzdaki ekipmanları detaylıca anlatabilir misiniz? 

Yazılım olarak Cubase SX, Audiomulch, Maxmsp, Pd, Metasynth ve Soundhack gibi programları ve çok sayıda özel plugini kullanıyorum. Donanım olarak ise prodüksiyonlarımda kullandığım belli başlı ekipmanlar şöyle :

Emu Audity digital synth module
Korg ER-1 drum synth
Waldorf blofeld synth
Elektron machine drum drum synth
Access Virus b virtual analog synth
Eventide Eclipse
TC Electronic Fireworx 
Lexicon Vortex 
Lexicon MPX-100 
Electro harmonix Deluxe memory man analog delay pedal
Elecro harmonix Small Stone phaser
Elecro harmonix big muff fuzz box
Elecro harmonix micropog
Elecro harmonix hog
Mooger fooger low pass filter
Mooger fooger ring modulator
Mooger fooger murf
Roger Linn AdrenalinnII
Proco vintagerat
MXR phase 100
MXR flanger
MXR stereo chorus
Zvex fuzz factory
Zvex ringtone
Eventide timefactor

9- Elektronik müzik yapmaya yeni başlayanlar veya yapanlar bu yazıyı okuyacak. Onlara verebileceğiniz tavsiyeleriniz var mı?

İki tavsiyem olacak bu işe yeni başlayanlara. Birincisi mutlaka birbirinden çok farklı müzikler dinlemeleri gerek. Tekno prodüktörü olmak isteyen bir kişi aynı zamanda caz, klasik, rock ve diğer müzik türlerinden albümler de dinlemeli. Bir müzisyen ne kadar farklı yerden beslenirse müzikal olarak, yaptığı işler de o kadar ilginç olacaktır. Aynı zamanda elektronik müzik prodüksiyonu, ses tasarımı, kayıt teknolojileri konularında olabildiğince çok kitap okumaları ve en yeni yazılım ve donanımları takip etmeleri gerekmekte. 

10- 2008 sizin için nasıl geçti ve 2009 planlarınız nelerdir?

2008’e girişim, “Altered Realities” albümünün All About Jazz, Textura ve Cyclic Defrost dergileri tarafından senenin albümü seçilmiş olduğunu öğrenmem ile oldu. Tabii ki bu çok heyecan verici idi. Şubat ayında New York’un en önemli çağdaş müzik topluluklarından biri olan Bang on a Can-All Stars tarafından sipariş edilen eserimin prömieri Merkin konser salonunda gerçekleşti. Sonrasından sene içerisinde Bill Walker, Craig Green, Luo Chao-yun gibi harika müzisyenler ile albüm kayıtları gerçekleştirdim İstanbul’da. Ağustos’ta New York’da New Albion festivalinde çaldım ve daha sonrasında ECM sanatçısı Jacob Young ile Oslo’da bir albüm kaydı gerçekleştirdim. Akbank caz festivali’nde Amerika’nın en önemli gitaristlerinden biri olan Elliott Sharp ile bir performans gerçekleştirdim, ayrıca bir albüm kaydı yaptım. Bunlar dışında çeşitli dans gösterilerine, filmlere müzikler besteledim ve yeni albümler üzerinde calıştım. 2008 senesi aralık ayında da “Wounded Breath” albümüm ABD’de yayımlandı.

2009’da çok önemli, büyük projeler var. Mart ayında ABD turnem var. Bu turnede yeni bir eserimin prömieri yapılacak Santa Cruz’da. Onun dışında farklı Amerikalı müzisyenler ile toplam beş adet albüm kaydı yapacağım. Mayıs ve haziran aylarında Avrupa turnem var. Ayrıca haziran ayında Coldplay grubunun prodüktörü Brian Eno’nun gitaristi Leo Abrahams ile yeni bir ortak albüm kaydına başlayacağız. Mayıs ayında yine ABD’de bir başka solo albümüm yayımlanacak. Ağustos ayında New York’ta Cardigans grubunun vokalisti Nina Persson ve Amerikalı besteci Nathan Larson ile ortak bir albüm kaydına başlayacağız. Ayrıca sene içinde Ros Bandt ve Robert Scott Thompson ile kaydetmiş olduğum ortak çalışmalar yayımlanacak. Yeni gitar ve elektronik sesler albümüm Almanya’lı plak şirketi Waterscape tarafından yayımlanacak. Tüm bunların dışında çeşitli festivallerden sipariş edilen eserlerimin Avrupa’da prömierleri gerçekleşecek. 
RELATED DISCOGRAPHY

Altered Realities

Wounded Breath